DÜNYANIN EN ETKİLİ 100 KİŞİSİNDEN BİRİNİN ANNESİ OLMAK İSTER MİYDİNİZ?

Richard Branson, son yüzyılın en vizyoner girişimcilerinden. Dünyanın en büyük ve güçlü şirketlerinden Virgin’in CEO’su. Çevre dostu, hayırsever bir milyarder. Uzaya “turistik seyahatler” gerçekleştirecek olan uzay gemisi Galactic’in de sahibi. TIME dergisi 2007’de onu dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçti.

Bu olağanüstü başarının sırrını tek bir nedene bağlamak gerçekçi olmaz. Ancak Branson’a soracak olursanız bu başarıdaki en önemli faktörlerden biri, çocukluğundaki aile ortamı.

Richard Branson’ın ailesi, özellikle de annesi, çocuğunun beynini beslemenin önemini fark etmiş. Branson, hayattaki başarısının özellikle annesiyle kurduğu sevgi, bilgi ve güven bağıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.


Annesi küçük Richard’a nasıl değerler aşılamış?


İşte Branson’a göre, hayatta kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan aile içi uygulamalar...Siz anne baba olarak bunlardan hangilerini uyguluyorsunuz?


TV’yi unut, ev işlerine yardım et!

Branson, annesinin getirdiği TV yasağının başarısında çok önemli olduğunu söylüyor:

“Çocukluğumda evde TV izlememe izin yoktu. Bunun yerine annem ev işlerinde yardım etmemi söylerdi. Böylece sorumluluk kazandım. Çocukluğum ağaçlara tırmanıp kedileri kurtararak geçti.”

Araştırmalar da Richard’ın annesinin kararını onaylıyor. 3 yaş öncesinde çok TV izlemek, çocukların sözcük dağarcığını olumsuz etkiliyor. Okuma ve matematikte geri kalmaya neden oluyor. Dikkat problemleriyle ilişkilendiriliyor. Okulda zorbalık ve hiperaktivite olasılığını arttırıyor. Kısacası, TV’yi kapalı, kitapları açık tutan evlerden mutlu, sağlıklı ve başarılı çocuklar çıkma olasılığı daha yüksek.


Sevgi, paradan üstündür!

Branson, uzun yıllardır hayatı paylaştığı eşi ve çocuklarıyla çok mutlu olduğunu belirtiyor. Hayattaki en büyük motivasyon kaynağının onlarla geçirdiği zaman olduğunu belirtiyor. Bunu, çocukluğunda gördüğü aile ortamına bağlıyor. “Çok paramız yoktu ama soframızdan yiyeceğimiz eksik olmadı. Kırsal kesimde büyüdüm. Zengin değildik ama ailemizde sevgi dolu bir ortam vardı. Aile bağlarımız çok sıkıydı” diyor. Anlattıklarına bakılırsa, anne babası dengeli ebeveynlik sitilini izlemiş.


Asla insanları eleştirme!

“Küçükken birini eleştirecek olduğumda annem şöyle derdi: ‘Şu aynanın karşısına geç, kendine bir bak. Başkalarıyla ilgili söylediğin her kötü söz senin bir yansıman.’ Bu beni çok etkiledi. İnsanların eksiklerini görmek yerine, herkesin içindeki iyi tarafları görmeye ve övmeye çalışırım. Hatta eşim bazen biriyle ilgili dedikodu yapmaya kalkışırsa hemen odayı terk ederim!”


“Sorun dislekside değil yavrum, senin bakış açında.”

Branson çocukken okulda başarısız bir öğrenciymiş, çünkü disleksiden dolayı okuma yazmada güçlük çekiyormuş. Disleksi, kısa açıklamasıyla, zekâ düzeyi normal veya normal üstü çocuklarda görülen okuma yazma güçlüğü demek.

Sonuç olarak Branson 15 yaşında okulu bırakmış. Okul müdürü, bu çocuk ya hapse düşecek ya da multimilyoner olacak diyormuş.

Ancak okul öncesi çağda annesinin kazandırdığı öz güvenli bakış açısı, ona şu soruyu sordurmuş: “Klasik okul sisteminde başarılı olamıyorsam, hangi alanda başarılı olurum?” Bunu sorgulamaya çok erken yaşlarda başlamış.


Bir çocuk, klasik sistemde başarısızsa, bu yeteneksiz olduğunu göstermez. Hayatta başarısız olacağını da göstermez. Branson buna harika bir örnek. Annesinin “insanları eleştirme,iyi taraflarını gör” mesajı, kendindeki zayıflıklara odaklanmak yerine, güçlü yönlerine odaklanmasını sağlamış olabilir.


Kendi yolunu kendin bul!

Richard Branson, kendi ayakları üzerinde durmayı annesinden öğrendiğini söylüyor. Kaç anne 4 yaşındaki çocuğunu eve birkaç kilometre kala arabadan indirip, “Evin yolunu kendin bul bakalım” der ki? Branson’un annesi bunu diyebilmiş. Küçük richard o gün kaybolmuş! Ama bu kaybolma deneyimi ona çok şey kazandırmış.


Kaynak

Anne Beynim Aç ~ Dr. Bahar Eriş

2017 Alfa Basım Yayım Dağıtım San. Ve Tic. Ltd. Şti


9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör